islami sohbet islamisohbet
adaletle yoneten yoneticiler ALLAH cc adaletinden yararlanirlar adaletsiz yonetenlerse gazabindan. ALLAH tum muslumanlari hz muhammed s.a.v ahlaki ile ahlaklandirsin.
maide suresi 8-ayet - Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
islami sohbet islamisohbet
ALLAH Allah
Allah’ın Rubûbiyyeti ve Kur’an’ın Rab Kavramını Îzâhı
B Varlıkların Sayısı Olarak
Alemin yaratılışında, sevk ve idaresinde bir otorite çatışmasının imkansızlığını Kur’an’daki birçok ayetten öğreniyoruz Şu ayet-i kerime, otorite çatışması durumunda ortaya çıkacak olan vahim neticenin nasıl olacağını bize haber vermektedir “Eğer (yerde ve göklerde) Allah’tan başka ilahlar olsaydı (yerin-göğün düzeni bozulur) fesat/anarşi meydana gelirdi…”34 Evrendeki düzen ve her şeyin sünnetullaha uygun bir şekilde devam eden seyri, mutlak anlamda rab olarak Allah’ın hakimiyetini göstermektedir Tüm bunları göremeyip, fıtratlarına yabancılaşan bir çok kişi sayısal olarak da çok ilahlılığı kabullenmişlerdir Kur’an bize, bazı insanların sayısal anlamda rab edinme biçimlerini de haber vermektedir
1 Monoteizm dediğimiz inanç biçiminde ilah sayısı birdir Fakat bu bir olan varlık hem sayısal birliği ifade eder hem de Allah’ın dışında insanın ürettiği bir varlık da olabilir Bu açıdan tevhid ile monoteizm bir birinden ayrı ayrı şeylerdir Tevhidin ekseninde Allah ve O’nun yaratmada, kanun koymada, isim ve sıfatlarında tekliği, eşsizliği ilkesi vardır Tek olarak tapınılan herhangi bir varlık monoteizmin özünü oluşturur Bu, bir insan, hayvan, tabiat gücü veya somut bir varlık olabilir Fakat aynı şeyleri tevhidin tanımı için söylemek mümkün değildir
Kendisini sayısal anlamda tek ilah olarak tanıtan Firavun, monoteist/Allah dışı tek tanrıcıl inancın tipik bir örneğidir Onun bu iddiası Kur’an’ı Kerim’de şu şekilde hikaye edilir: “Firavun dedi ki: Ey meclis! Sizin için kendimden başka ilah tanımıyorum” (35) Hatta kendinden başka birisi tanrı olarak tanınırsa bunu yapanlara karşı terör estirip işkence yapacağını ve o kişiyi zindana atacağını ilan etmişti: “(Firavun) Dedi ki: Eğer benden başka birisini ilah kabul edersen seni zindana atarım”(36) Güncel bir değerlendirme olarak izah etmek gerekirse şunları söylemek mümkündür: Allah’tan başka birisi veya herhangi bir kurum Allah’a rağmen yaratmada ve hüküm koymada mutlak yetkili kabul edilirse, bu bir rab edinme şeklidir Dünyada da bunun temsilciliğini yapan düşünce sistemleri vardır Düşüncenin kendisi, sahibi veya onun yapısal şekli bir çok ülkede dayatılmaktadır Gönüllü veya gönülsüz bir kabullenme varsa, emrin kaynağı kabul edilen bu monoteist biçim, tevhid dışı olduğu için uydurma bir rab anlayışıdır
2 Dualist Rab Anlayışı:
Ya ikili bir rab anlayışının veya Allah’la beraber başka bir ilahı rab olarak kabul etmenin bir tezahürü olan dualist anlayış katıksız bir şirktir Allah (cc), kendisiyle beraber bir başka ilahı rab edinmeyi kesinlikle yasaklamıştır: “Allah dedi ki: İki ilah edinmeyin! O, ancak tek bir ilahtır Öyleyse Benden, yalnızca Benden korkun”(37) âyet-i kerimesi dualist anlayışa bir reddiyedir Allah’la beraber bir başka ilahın kabul edilmesi akıllı bir davranış değildir Böyle çirkin bir anlayışa ilahi irade de kınamada bulunmuştur: “Allah ile beraber başka bir ilah edinme, yoksa kınanmış ve kendi başına (yapayalnız ve yardımcısız) bırakılmış olursun” (38) Çünkü, Allah (cc) dışında kendisine güvenilen hiçbir varlık mutlak bir kudret ve kuvvete sahip değildir Böyle bir varlığa güvenen kişi kendi haline terk edilecek olursa Allah’ın lutfundan da mahrum kalır Hayatı yönlendirip yönetmede Allah’la beraber bir başka varlık veya kurumu mutlak otorite olarak görmek tevhidin özüne aykırı bir anlayıştır Fakat, birçok insan bunun şirk olduğunu anlayamamaktadır Allah’la beraber fiziki varlığı olan bir put, ilah kabul edildiğinde bunu şirk olarak kabullenen birçok kişi hüküm konusundaki otorite paylaşımını ideolojilere veya onların kurumsal biçimine verdiğinde bunun rab sayısını artırma olacağını anlayamamaktadır Halbuki günümüz insanının içine düştüğü en büyük hastalık budur Cehaletin sebep olduğu bu anlayış tedavi edilmediği sürece; birçok insanın “Müslümanım” demesinin ve Müslümanlık üzere kimlik iddiasının hiçbir anlamı yoktur
3 Politeist Rab Anlayışı:
Birçok ilahı rab olarak kabul eden politeist anlayış beraberinde ruhi sıkıntıları da getiren çoğulcu bir inanış şeklidir Çok ilahlılık dediğimiz politeizmi sadece putçuluk şeklinde anlamak kavramın anlam alanını daraltmak demektir Klasik putçulukla politeizmi birbirine karıştıran kişiler çok tanrıcılığı doyasıya yaşarken kendilerini yine de çok ilahlı bir insan olarak görmezler Onların bu yanlış anlayışlarının sebebi Kur’an-ı Kerim’deki Rab ve İlah kavramlarının anlamlarını bilmemekten kaynaklanmaktadır
Kur’an-ı Kerim, birçok ilahı rab olarak kabul eden kişiyi ve onun ruh halini şu Âyet-i Kerime’de kendi mükemmel üslûbu ile şöyle dile getirmiştir: “Allah bir örnek verdi: Kendisi hakkında uyumsuz, geçimsiz bulunan, sahipleri de çok ortaklı olan (köle) bir adam ile yalnızca bir kişiye teslim olmuş bir adam Bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd yalnızca Allah’adır Hayır onların çoğu bilmiyorlar”39 Âyet-i Kerime bir yönüyle şirkin seküler versiyonunu40 gösterdiği gibi bir yönüyle de Allah’tan başka birilerini rab olarak kabullenmenin insan hayatındaki kötü izlerini temsil halinde bizlere sunmaktadır
“Burada, bu misalle taş ve topraktan yapılmış tanrıların kast olunmadığını açıklamakta fayda mülahaza ediyoruz İşaret edilmek istenen insanlar, birbirinden çelişkili emirler veren ve kendilerine kulluk etmeleri için onları kendi yanlarına çekmeye çalışan canlı mabudlardır Dolayısıyla bu misalin taş ve topraktan yapılmış putlara ıtlak edilmesi mümkün değildir İşaret edilmek istenen mabudlardan biri, insanı tatmin etmesi için çeşitli heveslere sevkeden kendi nefsidir Diğeri; kişinin kendi ailesidir, kendi kabilesidir, milletidir, toplumudur, din adamlarıdır, liderleridir, kanun koyucularıdır, ticari ve iktisadı güçleridir Tüm bunlar insanı kendi yanlarına çekmek ve etkileri altına almak için çırpınmakta ve çoğu zaman birbirlerine ters düşen isteklerde bulunmaktadırlar Herhangi birinin isteği karşılanmadığında, hemen ceza vermeye kalkışırlar Elbette her birisinin de ceza verme yöntemi farklıdır Biri kalbe sıkıntı verirken, diğeri zelil etmeye çalışır Başka biri ilişkileri kesmekle tehdit ederken diğeri iflasa sürüklemekle korkutur Biri dinî silah olarak kullanır, öbürü kanunlarla korkutmaya çalışır Velhasıl; insanın bu çıkmazdan kurtulabilmesi için bir tek çıkış yolu vardır Bu da halisane bir kalple tevhide sarılmaktır Yani sadece bir tek olan Allah’a kulluk etmek ve O’nun dışındaki herşeyden kesilmektir”40
Yeni Dünya Dergisi / Mehmet Sürmeli
Kaynakça:
1 Enbiya: 21/22
2 Kasas: 28/38
3 Şuara: 26/29
4 Nahl: 16/51
5 İsra: 17/22
6 Zümer: 38/29
7 Bulaç, Nuhun Gemisine Binmek, s 18/19
8 Mevdûdi, age, c 5, s 10